İnsan İlişkileri ve Yönetiminde Başarılı Olmak

Gerek sosyal hayatımızda gerekse iş hayatımızda her zaman insanlar ile iletişim halindeyiz, bu iletişim süreci de beraberinde bazen sorunları getiriyor. Özellikle şirketlerde insan ilişkileri ve yönetimi büyük bir öneme sahip. Her noktada, iletişim ne kadar kuvvetli olursa başarı da o denli yüksek ve kalıcı oluyor.

Çözüm ve fikirlerinizin kalıcı olması, sağlıklı iletişim kurabileceğiniz bir ekiple çalışmanın yolu başarılı bir insan ilişkileri ve yönetiminden geçiyor. Merak etmeyin, doğru adımları atarsanız başarı çok da uzak değil!

Empati

Ne kadar başarılı işlere imza atsanız da eğer insanlarla ilişkinizde bir kopukluk varsa, siz de başarılarınız gibi kalıcı olamazsınız. İnsan ilişkilerini yönetmenin ilk adımı ise önce kendini tanımasından geçer. Ne kadar kendinizi tanırsanız ve sınırlarınızı bilirseniz, karşınızdaki insanı da tanıyarak onun da sınırlarını anlamaya başlarsınız.

Herkesin farklı bir düşünce yapısına sahip olduğu gerçeğini genellikle unuturuz. Kültürümüz, ailemiz, okulumuz ve benliğimiz bizim düşünce ve davranışlarımızı şekillendirir. Bu yüzden karşınızdaki kişinin bir şeyi neden yaptığını sorgulayacaksanız, önce onunla empati kurmayı deneyin. Empati ile, ekibinizde bulunan herkesi daha rahat anlayabilir ve sorunsuz bir iletişim sağlayabilirsiniz. Böylece zamanla aranızdaki bağın güçlendiğini göreceksiniz!

Tutumları Denetlemek

İş hayatında karşılaşılan sorunların neredeyse %85’i doğru iletişim kuramamaktan kaynaklanıyor. Bu iletişim sorunlarından en önemlisi ise kişilerin tutumlarını denetlemeye çalışmak. İş hayatında doğru yönetim oldukça değerli bir yere sahiptir fakat genelde yönetim için doğru ögeleri gözden kaçırırız. Başkalarının davranış ve tutumlarını denetlemek de sıklıkla karşılaştığımız bu problemlerden biridir.

Öncelikle unutmamamız gereken şey şu ki, bizim davranışlarımız karşımızdaki kişilerin davranış ve tutumlarını etkileyecektir. Ne kadar olumlu yaklaşırsak o kadar olumlu bir geri dönüşle karşılaşırız. İş hayatında ise ekip arkadaşlarımıza yansıtmamız gereken birincil tutum ise güvendir. Kendimize ne kadar güven duyarsak, karşımızdakiler bizim bu tavrımızı davranışlarımızdan, düşüncelerimizden hatta duruşumuzdan sezerek buna göre şekillenirler. Bir şeyi yapmaya inanırsanız, karşınızdaki de inanacaktır.

O yüzden başarının ilk adımının kendiniz olduğunu unutmayın!

Dinlemek ve Sormak

İletişim, insan ilişkileri yönetiminin en can alıcı noktasıdır. Eğer bir grupta tek taraflı bir iletişim varsa, buradan asla etkili bir sonuç alınamaz. Bu yüzden tüm ilişkilerin aktif bir şekilde ilerlediğine emin olmamız gerekir, bunun da ilk yolu dinlemek ve doğru zamanda konuşmaktır.

Bir problem, bir konu üzerinde konuşurken karşıdaki kişinin sizi dinlediğinden ve bölmediğinden emin olmanız gerekiyor. Aynı şekilde tüm iletişim sürecinde sizin de karşınızdaki kişinin sözünü kesmeden, etkili bir dinleme gerçekleştirmeniz hem doğru ve aktif bir ilişki kurmanızı hem de aranızdaki güven unsurunun pekişmesini sağlayacaktır.

Dinlemenin yanı sıra, doğru zamanda doğru sorular sormak da iletişimin kalitesini arttıracaktır. Soru sormanız, karşınızdaki kişiyi ne kadar dikkatle dinlediğinizin ve ilginizi çektiğinizin bir kanıtı olacaktır. Soru sormak iletişimi güçlendirerek, konunun detaylarına inilmesine de yol açarak minik bir beyin fırtınasına da imkan sağlayacaktır.

Tonlama

Karşınızdaki kişi ile nasıl konuştuğunuz kadar hangi ses tonuyla konuştuğunuz da büyük bir öneme sahiptir. Ses tonu ve ayarının doğru ayarlanması, kişilerin etkili bir şekilde iletişime katılmasını destekleyecektir. Yüksek bir tonla konuştuğunuzda, karşınızdaki kişileri etki altına alabilirsiniz fakat bu çok uzun soluklu bir etki olmayacaktır. Karşınızdaki kişi korktuğundan, çekindiğinden o an sizi dinliyor olsa bile üzerinde bir etki bırakma ihtimaliniz oldukça azdır.

İletişim boyunca ne kısık ne de yüksek sesle konuşmak yerine, bulunulan ortama uygun şekilde etkili bir konuşma yaparak kişileri etkiniz altına alabilir ve uzun soluklu bir iletişimin ilk adımını atabilirsiniz.

Eleştiriye Açık Olmak

İnsan ilişkileri ve yönetiminde başarılı olmak için önce kendinizi eleştirebiliyor olmanız gerekir. Hatalarınızı gördüğünüz zaman, dışarıya karşı da daha objektif bakmaya başlarsınız. Bu da kuracağınız bütün ilişkilerin daha sağlam temellere oturmasına olanak sağlayacaktır.

Dışarıdan gelecek her türlü öneri ve eleştiriye ne kadar açık olursanız, çevrenizdeki kişilerin de güvenini o denli kazanırsınız. Hatalarınızı kabul etmek sizi küçük düşürmez tam tersi yüceltir ve daha sonrasında sunduğunuz tüm eleştirel fikir ve öneriler de karşınızdaki kişilerde olumlu ve düzeltilebilir bir etki yaratır. Aksi taktirde karşınızdaki kişi karşı bir cephe alarak iletişimi sonlandırabilir.

Göz Teması

Kalabalık gruplarda doğru bir göz temasının etkileri yıllardır gözlenmektedir. Sonuçlara göre, kişi göz teması kurulduğunda konuya ve konuşmacıya kendini daha yakın hissederek empati kurmaya ve ilgilenmeye başlar.

Eğer kalabalık bir grupla çalışıyorsanız, tek bir kişi yerine herkes ile tek tek göz teması kurarak kişilerin kendini değerli hissetmesini ve iletişime katılmalarını sağlayabilirsiniz. Tek kişi ile iletişim durumlarında ise başka bir noktaya bakmak, başka bir şey ile ilgilenmek yerine karşınızdaki kişi ile abartısız bir şekilde göz teması kurmanız oldukça yeterli ve olumlu bir etkileşim olacaktır.

Takdir Etmek

Birlikte çalıştığınız ekip arkadaşlarınızın sadece kötü yönlerini ve başarısız oldukları alanları söylerseniz, iletişiminiz baştan kopacaktır. Gerektiği yerde dozunda eleştiri yaparken, başarıları da unutmamak gerekir. Yapılan her işin ve düşüncenin takdir edilmesi, iletişimi güçlendireceği gibi karşıdaki kişinin motivasyonunu da arttıracaktır. Bu yüzden her şeyi dozunda yapmaya özen göstererek ve karşımızdaki kişileri destekleyerek, onlara güvendiğimizi ve inandığımızı belli ederek başarılı bir iletişim kurabilirsiniz.

İnsan İlişkileri ve Yönetiminde Başarılı Olmak

Gerek sosyal hayatımızda gerekse iş hayatımızda her zaman insanlar ile iletişim halindeyiz, bu iletişim süreci de beraberinde bazen sorunları getiriyor. Özellikle şirketlerde insan ilişkileri ve yönetimi büyük bir öneme sahip. Her noktada, iletişim ne kadar kuvvetli olursa başarı da o denli yüksek ve kalıcı oluyor.

Çözüm ve fikirlerinizin kalıcı olması, sağlıklı iletişim kurabileceğiniz bir ekiple çalışmanın yolu başarılı bir insan ilişkileri ve yönetiminden geçiyor. Merak etmeyin, doğru adımları atarsanız başarı çok da uzak değil!

Empati

Ne kadar başarılı işlere imza atsanız da eğer insanlarla ilişkinizde bir kopukluk varsa, siz de başarılarınız gibi kalıcı olamazsınız. İnsan ilişkilerini yönetmenin ilk adımı ise önce kendini tanımasından geçer. Ne kadar kendinizi tanırsanız ve sınırlarınızı bilirseniz, karşınızdaki insanı da tanıyarak onun da sınırlarını anlamaya başlarsınız.

Herkesin farklı bir düşünce yapısına sahip olduğu gerçeğini genellikle unuturuz. Kültürümüz, ailemiz, okulumuz ve benliğimiz bizim düşünce ve davranışlarımızı şekillendirir. Bu yüzden karşınızdaki kişinin bir şeyi neden yaptığını sorgulayacaksanız, önce onunla empati kurmayı deneyin. Empati ile, ekibinizde bulunan herkesi daha rahat anlayabilir ve sorunsuz bir iletişim sağlayabilirsiniz. Böylece zamanla aranızdaki bağın güçlendiğini göreceksiniz!

Tutumları Denetlemek

İş hayatında karşılaşılan sorunların neredeyse %85’i doğru iletişim kuramamaktan kaynaklanıyor. Bu iletişim sorunlarından en önemlisi ise kişilerin tutumlarını denetlemeye çalışmak. İş hayatında doğru yönetim oldukça değerli bir yere sahiptir fakat genelde yönetim için doğru ögeleri gözden kaçırırız. Başkalarının davranış ve tutumlarını denetlemek de sıklıkla karşılaştığımız bu problemlerden biridir.

Öncelikle unutmamamız gereken şey şu ki, bizim davranışlarımız karşımızdaki kişilerin davranış ve tutumlarını etkileyecektir. Ne kadar olumlu yaklaşırsak o kadar olumlu bir geri dönüşle karşılaşırız. İş hayatında ise ekip arkadaşlarımıza yansıtmamız gereken birincil tutum ise güvendir. Kendimize ne kadar güven duyarsak, karşımızdakiler bizim bu tavrımızı davranışlarımızdan, düşüncelerimizden hatta duruşumuzdan sezerek buna göre şekillenirler. Bir şeyi yapmaya inanırsanız, karşınızdaki de inanacaktır.

O yüzden başarının ilk adımının kendiniz olduğunu unutmayın!

Dinlemek ve Sormak

İletişim, insan ilişkileri yönetiminin en can alıcı noktasıdır. Eğer bir grupta tek taraflı bir iletişim varsa, buradan asla etkili bir sonuç alınamaz. Bu yüzden tüm ilişkilerin aktif bir şekilde ilerlediğine emin olmamız gerekir, bunun da ilk yolu dinlemek ve doğru zamanda konuşmaktır.

Bir problem, bir konu üzerinde konuşurken karşıdaki kişinin sizi dinlediğinden ve bölmediğinden emin olmanız gerekiyor. Aynı şekilde tüm iletişim sürecinde sizin de karşınızdaki kişinin sözünü kesmeden, etkili bir dinleme gerçekleştirmeniz hem doğru ve aktif bir ilişki kurmanızı hem de aranızdaki güven unsurunun pekişmesini sağlayacaktır.

Dinlemenin yanı sıra, doğru zamanda doğru sorular sormak da iletişimin kalitesini arttıracaktır. Soru sormanız, karşınızdaki kişiyi ne kadar dikkatle dinlediğinizin ve ilginizi çektiğinizin bir kanıtı olacaktır. Soru sormak iletişimi güçlendirerek, konunun detaylarına inilmesine de yol açarak minik bir beyin fırtınasına da imkan sağlayacaktır.

Tonlama

Karşınızdaki kişi ile nasıl konuştuğunuz kadar hangi ses tonuyla konuştuğunuz da büyük bir öneme sahiptir. Ses tonu ve ayarının doğru ayarlanması, kişilerin etkili bir şekilde iletişime katılmasını destekleyecektir. Yüksek bir tonla konuştuğunuzda, karşınızdaki kişileri etki altına alabilirsiniz fakat bu çok uzun soluklu bir etki olmayacaktır. Karşınızdaki kişi korktuğundan, çekindiğinden o an sizi dinliyor olsa bile üzerinde bir etki bırakma ihtimaliniz oldukça azdır.

İletişim boyunca ne kısık ne de yüksek sesle konuşmak yerine, bulunulan ortama uygun şekilde etkili bir konuşma yaparak kişileri etkiniz altına alabilir ve uzun soluklu bir iletişimin ilk adımını atabilirsiniz.

Eleştiriye Açık Olmak

İnsan ilişkileri ve yönetiminde başarılı olmak için önce kendinizi eleştirebiliyor olmanız gerekir. Hatalarınızı gördüğünüz zaman, dışarıya karşı da daha objektif bakmaya başlarsınız. Bu da kuracağınız bütün ilişkilerin daha sağlam temellere oturmasına olanak sağlayacaktır.

Dışarıdan gelecek her türlü öneri ve eleştiriye ne kadar açık olursanız, çevrenizdeki kişilerin de güvenini o denli kazanırsınız. Hatalarınızı kabul etmek sizi küçük düşürmez tam tersi yüceltir ve daha sonrasında sunduğunuz tüm eleştirel fikir ve öneriler de karşınızdaki kişilerde olumlu ve düzeltilebilir bir etki yaratır. Aksi taktirde karşınızdaki kişi karşı bir cephe alarak iletişimi sonlandırabilir.

Göz Teması

Kalabalık gruplarda doğru bir göz temasının etkileri yıllardır gözlenmektedir. Sonuçlara göre, kişi göz teması kurulduğunda konuya ve konuşmacıya kendini daha yakın hissederek empati kurmaya ve ilgilenmeye başlar.

Eğer kalabalık bir grupla çalışıyorsanız, tek bir kişi yerine herkes ile tek tek göz teması kurarak kişilerin kendini değerli hissetmesini ve iletişime katılmalarını sağlayabilirsiniz. Tek kişi ile iletişim durumlarında ise başka bir noktaya bakmak, başka bir şey ile ilgilenmek yerine karşınızdaki kişi ile abartısız bir şekilde göz teması kurmanız oldukça yeterli ve olumlu bir etkileşim olacaktır.

Takdir Etmek

Birlikte çalıştığınız ekip arkadaşlarınızın sadece kötü yönlerini ve başarısız oldukları alanları söylerseniz, iletişiminiz baştan kopacaktır. Gerektiği yerde dozunda eleştiri yaparken, başarıları da unutmamak gerekir. Yapılan her işin ve düşüncenin takdir edilmesi, iletişimi güçlendireceği gibi karşıdaki kişinin motivasyonunu da arttıracaktır. Bu yüzden her şeyi dozunda yapmaya özen göstererek ve karşımızdaki kişileri destekleyerek, onlara güvendiğimizi ve inandığımızı belli ederek başarılı bir iletişim kurabilirsiniz.

İşte ve Okulda Başarının Sırları

Başarı, bir hedefi gerçekleştirmek ya da istenilen hedefe ulaşmak olarak tanımlanabilir. Elde edilen başarılar, kişinin özsaygısını ve özgüvenini arttırarak, başka başarıların önünü açar. Her insan, başarılı olma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin eyleme geçirilmesi de büyük ölçüde çalışmaya, strateji yeteneğine ve doğru zamanlarda doğru kararları alma iradesine bağlıdır. Belli konulara dikkat ederek, iş hayatında ve eğitimde başarıyı yakalayabilirsiniz.

Başarısızlıktan Korkmayın!

Hata yapma korkusu, belli bir ölçüde faydalı olabilir. Bu korku bizi yanlış şeyler yapmaktan alıkoyar. Ancak başarısızlığa duyulan korku, atalete, özgüvensizliğe sebep oluyorsa bu korkuyu törpülemek faydalı olacaktır. Nitekim, hiçbirimiz kusursuz canlılar değiliz ve hata yapmamız kaçınılmaz bir durum. Dolayısıyla, başarıya ulaşmanın yolu başarısızlığı göze almaktan geçer. Thomas Edison’ın ampülü binlerce başarısız deneyden sonra icat ettiği bilinmektedir.

Kendinizi hata yapma pratiğinden arındırarak, yalnızca doğru olanı yapmanız mümkün değildir. Nihayetinde insan bir makine değildir ve sürekli doğru olanı yapmaya programlanamaz. Önemli olan, hatalardan ders almak ve krizleri fırsata çevirebilmektir. Hatalarınızı doğru okuyup, başarısızlıklarınızın sebebini doğru değerlendirdiğinizde iş hayatında da eğitimde de başarı elde edebilirsiniz.

Zaman Organizasyonunun Önemi

Zaman, insanın sahip olduğu ve yeri asla dolmayacak en büyük hazinedir. Doğru değerlendirilen zaman bize para, başarı ve itibar olarak döner. Branşınız, eğitim düzeyiniz veya çalıştığınız iş hangisi olursa olsun, zamanı yönetmeden başarıya ulaşmak mümkün değildir. Sahip olduğunuz zamanı iyi değerlendirmeli, iş/eğitim ile kişisel yaşamınız arasındaki dengeyi iyi kurmalısınız. Yaptığınız işlerde başarısız olsanız bile bu işler için harcadığınız zamanın size tecrübe olarak döndüğünü unutmamanızda fayda var.

Yapacağınız işleri bir önem sırasına göre programlamak, hedeflerinize daha kolay ulaşmanızı sağlayacaktır. Acil bir durum olmadığı sürece, bir iş için ayırdığınız zamanda yalnızca o işle ilgilenmeniz gerekir. Bu sayede, yapmanız gereken işleri gereken zamanda bitirebilir ve bitmeyen işlerin getirdiği stresi uzaklaştırarak, iş ve eğitim hayatınızda başarılı bir çizgide ilerleyebilirsiniz.

Okumaya ve Araştırmaya Önem Verin

Bedenimiz gibi zihnimizin de beslenmeye ihtiyacı var. İyi beslenmemiş bir zihnin kişiyi başarıya ulaştırması mümkün değildir. Okumak, bilgi seviyemizi arttırdığı gibi, bakış açımızı geliştirir ve bizlere yeni ilhamlar kazandırır. Diğer yandan, okuma eylemini yalnızca kendi branşınızla veya mesleğinizle sınırlı tutmamanız gerekir. Örnek vermek gerekirse, mitoloji uzmanı Joseph Campbell’ın Kahramanın Yolculuğu döngüsü bugün pazarlama eğitimlerinde de kullanılmaktadır. Okumak, zihninize başarıya ulaşmak için gereken dinamızmi kazandıracaktır.

E-TİCARET İLE SATIŞ YOLLARI

Teknolojinin her alanda ilerlemesi ile birlikte artık insanlar telefon, tablet gibi birçok ürünü sıklıkla kullanmaya başlamıştır. Gelişen teknolojinin getirdiği konfor, internet dünyasına da geçerek e-ticaret sitelerini ortaya çıkarmıştır. E-ticaret siteleri giyim, teknoloji, kitap gibi birçok farklı alanda satış yaparak, kişilerin evlerinden uzaklaşmadan alışveriş yapmalarını sağlamaktadır. Ancak e-ticaret ile satış yolları oldukça önemlidir. Doğru bir site kurmak ve satış yapmak için belirli kurallar;

  • Basit ama etkili bir site kurulumu
  • Güvenlik önlemlerinin alınması
  • Hedef kitlenin belirlenerek reklam verilmesi
  • Ödeme seçeneklerinin fazlalığı ve güvenliği

Kişiler kredi kartları ile alışveriş yapmaları nedeniyle güvenmek ister. Bu günümüzün en büyük güvenlik açığı olarak bilinmektedir. Bu nedenle e-ticaret ile satış yolları kapsamında, siteniz için gerekli olan tüm önlemleri almanız gerekmektedir. Bu önlemlerden ilki ödeme işlemleri sırasında 3D güvenlik sistemlerinin kullanılması olacaktır. Bu sayede e-ticaret sitenizden alışveriş yaparken insanlar tereddütte kalmayacaktır. E-ticaret siteniz içerisinde bu işlemleri uygulayarak hem sitenize müşteri çekebilir hem de teknoloji dünyasına yeni bir marka oluşturabilirsiniz.

İNSAN İLİŞKİLERİNDE İLETİŞİMİN ÖNEMİ

İnsanlar yüz yıllardır birbiri ile iletişim kurmanın yollarını bulmuşlardır. Bu yollar ilk çağlardan beri gelişerek günümüze konuşma ve yazılı yol olarak gelmiştir. Günümüzde akıcı bir şekilde dil kullanımı insan ilişkilerinde bu nedenle önemlidir. İnsan ilişkilerini genel bir çerçeve içerisine aldığımızda, kibar ve yerine göre bir dil kullanarak kendi farkınızı ortaya koyabilirsiniz. Dil kullanımında, iş alanları, sosyal alanlar, kültürel alanlar gibi birçok farklı alanda kendinizi belli edebileceğiniz ve karakterinizi tanımlayacak bir hitap şekline sahip olabilirsiniz.

Günümüz Türkçe kullanımına bakıldığında, daha sadeleşmiş ve kişilerin daha kolay iletişim kurmasını sağlayacak kelime öbekleri bulunmaktadır. İletişim bir medeniyet türü olduğu gibi insan ilişkilerinde, birbirini anlama, bir işi halledebilme gibi birçok farklı konuda etkilidir. Doğru iletişim her yerde kendi benliğini korumakta ve kendini göstermektedir. İletişimin temeline gelindiğinde sosyal yaşantınızda, arkadaşlarınızla samimi bir dil oluştururken, iş çevresi içerisinde daha ciddi ancak kibar bir dil ile kendinizi gösterebilirsiniz. İnsan ilişkilerinde daima doğru ve etkili iletişim yollarını unutmamalı ve bunun üzerine kendi yapınızı oluşturmalısınız.

MÜZAKERE TEKNİKLERİ

Karşılıklı olarak iki tarafın ikna edici yöntemlerle karara varma süreci başarılı bir müzakere olarak adlandırılmaktadır. Müzakere teknikleri de bu konuda sizlere başarılı bir süreç geçirtmek için bulunmaktadır. Müzakere teknikleri içerisinde ilk olarak karşı tarafı detaylı bir şekilde tanımanız gerekmektedir. Bunun için hakkında detaylı bilgiler almalı ve yaptığı işleri takip etmelisiniz. Bunun dışında müzakere tekniklerine bakıldığında;

  • İyi bir dinleyici olmalısınız
  • Alternatif Sunmalısınız
  • Sözlü ya da sözsüz ipuçları belirlemelisiniz.
  • Problem çözücü davranmalısınız
  • Ortak isteklere yönelmelisiniz.
  • İtiraz durumlarında sakin bir karşılama yapmalısınız.

Tüm bu tekniklere başka tekniklerde eklenebilir. Ancak bu durumlara dikkat etmeniz halinde müzakere sürecini baştan iyi bir şekilde yönetebilirsiniz. Bunun dışında kendinizi ikna yöntemleri, dinleme becerisi ve gerekli durumlarda üstünlük kurma üzerine geliştirebilirsiniz. Bu sayede müzakere sürecinde istediğinizi kolay bir şekilde alabilirsiniz. Müzakere teknikleri tamamen sürecin yönetimi ile alakalıdır. Bu durumlara kendiniz de yeni teknikler ekleyebilir ve kendinizi bu süreçte kanıtlamak ve işi ne kadar istediğinizi göstermek için farklı yöntemlere de başvurabilirsiniz.

Psikolojinin Tarihsel Gelişimi

Kelime anlamı ruh bilimi olan psikolojinin bir bilim olarak ortaya çıkışının temelinde, insan davranışlarını ve zihinsel süreçlerini anlama, anlamlandırma ve bilimsel yöntemlerle açıklama çabası vardır.

İnsanoğlu var oluşundan bugüne kadar başta kendisi olmak üzere, etkileşimde olduğu diğer canlıların (insanlar ve hayvanlar) davranışlarını, hareketlerini, düşünme ve duygulanma biçimlerinin bütününü anlamaya ve tahmin etmeye çabalamıştır. İnsanın içinde yaşadığı topluma ve çevreye uyum sağlayarak biyolojik ve sosyal varlığını sürdürebilmesi açısından bu “anlama, tahmin etme” faaliyetinin önemi açıktır. Bu çaba, “sadece canlıların ne yaptıklarını değil, aynı zamanda düşüncelerini, duygularını, algılarını, akıl yürütme süreçlerini, belleklerini ve bedensel işlevlerini koruyan biyolojik aktiviteleri de kapsar”. Antik dönemlerden başlayarak bu arayış birçok farklı şekilde cevaplandırılmıştır. Ortaya atılan açıklamalar nesnel verilere dayanmaktan uzak, çoğu mistik ve spekülasyona dayılıdırlar. Psikolojinin amacı, bilimsel bir temele dayanmayan bu tanımlama ve yorumlar yerine daha geçerli açıklamalar geliştirmek üzere bilimsel yöntemden yararlanmaktır.

Psikoloji, bilim olarak 19. yüzyılın sonlarında kabul görmüş olsa da, psikoloji biliminin sormuş olduğu sorular insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan, var olduğundan beri bir takım soruları sormuş, bunlara tatmin edici cevaplar aramış ve çoğu zamanda sorduğu bu sorulara karşılık ortaya koyduğu cevaplara göre şekillendirmiştir. “ Ben kimim”, “Benim amacım nedir”, “Karşımdaki insan bana ne demek istedi”, “Karşımdaki insan kim”, “Ben neden bu şekilde düşünüyorum”, “O neden benden farklı düşünüyor”, “Neden böyle davrandım”, “ Karşımdaki insan neden böyle davrandı” v.b. çoğaltılması mümkün olan sorular çok eski zamanlardan beri insan zihnini meşgul etmiş sorulardır. Buradan da anlaşılabileceği gibi psikoloji, insanlık ile birlikte ortaya çıkmıştır.

Antik çağda, insanı ve insan davranışlarını anlama çabaları felsefe içinde yerini almıştır. Felsefe konuların içinde ele alınan psikolojinin ana ilgi konusu “ruh” olarak ortaya konmuştur. Eski yunanda, Apollo sunağının üzerinde yazan “kendini bil” sözü, insanın hayatına ve çevresine bir anlam katabilmesinin, mutlu ve huzurlu bir hayata erişebilmesinin ancak ve ancak özünü yani ruhunu kavrayarak mümkün olabileceğini vurgulamaktadır. Çok uzun bir süre psikoloji bu bağlamda ele alındı.

15-16. yüzyılda İtalya’da başlayarak kısa zamanda tüm Avrupa’ya yayılan ve etkilerini gösteren Rönesans ile birlikte felsefi psikolojinin konusu “ruh” olmaktan çıkarak “zihin” oldu. J. Locke (1632-1704), D. Hume (1711-1776), G.W.Leibnitz (1646-1710), I. Kant (1724-1804) gibi düşünürler insan zihnini çeşitli açılardan ele aldılar ve bilimsel psikolojinin doğuşuna yön verdiler.

Psikolojinin bir bilim olarak ortaya konmasında en büyük adım Alman psikolog Wilhelm Wundt tarafından atılmıştır. Wundt, zihnin deneysel yöntemlerle araştırılmasını önemsiyordu. Bu yaklaşımı sayesindedir ki; akademik bir bilim olarak psikolojinin kurucusu Wilhelm Wundt’tur. Psikolojinin bir bilim olarak ortaya çıkışını bir çok araştırmacı 1879 yılında Wilhelm Wundt tarafından açılan ilk psikoloji laboratuvarına tarihlendirmektedir.

Wund’un psikoloji çalışmalarını yayınlamak amacıyla, 1881 yılında kurduğu Felsefe çalışmaları isimli dergisi, kabul gören ilk psikoloji dergisidir. Buradan da görüleceği üzere, felsefenin psikoloji üzerindeki etkisi hala devam etmektedir. Felsefeden bağımsız olarak yayınlanan ilk dergi ise Amerikan psikoloji dergisi olmuştur.

Bu yazımda sizler için, psikoloji biliminin ilgilendiği konuları, tarihsel gelişimini ve psikolojinin formel bir bilim olma yolculuğunu incelemeye çalıştım. Umarım sizler için eğlenceli ve bilgilendirişi bir yazı olmuştur.

ETKİLİ ÜRÜN SATIŞI NASIL YAPILIR?

Markalaşmış ürünlere her zaman güven oldukça fazladır. Bu nedenle ürünleri alırken ilk olarak isimlerine bakılmaktadır. Ancak piyasaya yeni çıkan bir ürünün markalaşma süreci kısa bir süreç olmayacaktır. Bir ürünün satışını yapmak ve ürünü piyasa da göstermek adına etkili ürün satışı için tekniklerin kullanılması gerekmektedir. İlk olarak ürünün belirli kişiler tarafından denenmiş ve beğenilmiş olması gerekiyor. Denemesi yapılmayan bir ürünün piyasada tutması mümkün değildir.

Etkili ürün satışı için güven oldukça önemlidir. Karşınızdaki kişiye satış yapmak istediğinizde ürünü özelliklerini abartarak değil daha samimi ve teknik şekilde anlatmalısınız. Bu sayede satış oranları daha iyi şekilde yükselecektir. Aynı zamanda ürünler için reklam prosedürleri oldukça önemlidir. Firmalar tarafından yapılan, televizyonda gösterilen ya da günümüzde daha etkili olan sosyal medya üzerinden yapılan reklamlar ürüne daha fazla güven sağlayacaktır. Aynı zamanda bu reklamlar ürün için gelecekte önemli adımlar atılmasını da sağlayacaktır. Güven, doğru anlatım ve reklam sistemlerinin oturtulması ile etkili ürün satışıistenildiği gibi gerçekleştirilebilir.

Bir Liderde Olması Gerekenler

İnsanlarla etkili bir iletişim kuran, güçlü bir lider nasıl olunur? Cevap da tıpkı soru kadar basit. Gerek iş hayatınızda gerekse sosyal hayatınızda etkili ve güvenilir bir kişi olmak sizi başarıya götüreceği gibi liderlik özelliklerinizi geliştirerek daha verimli bir yaşama sahip olabilirsiniz.

İyi bir liderde olması gereken özelliklerin en önemli noktaları insan, iletişim ve amaçlardan geçmektedir. Kişi ne kadar kendini tanıyorsa, ne yapacağını biliyorsa hem kendine hem de çevresine o kadar etki yapabilir. Bunun yanı sıra insanlarla kurduğu iletişim tarzı, biçimi ve amacı da kişinin liderliğini etkilemektedir.

Kişileri etkisi altına almak, etkili bir iletişim kurmak göründüğü kadar zor olmasa da emek istediği için kişi kendisini olabildiğince amaçlarına vermelidir. Liderlik özellikleri zamanla gelişerek, kişinin daha başarılı ve verimli olmasına olanak sağlarken bazı noktalarda fedakarlık etmesini de zorunlu kılmaktadır.

Özellikle başarılı bir insan yönetiminin sırrı başarılı bir liderdir. İş dünyasında gördüğümüz tüm başarılar bir ekip işinin ürünü olduğu kadar, ekibi yöneten kişinin de başarısıdır.

Bir liderin iş hayatındaki önemini bildiğimiz için de etkili ve başarı bir liderde olması gereken başlıca özellikleri sizin için derledik!

  • Çevrenizdekileri dinleyin. Başarılı bir lider her zaman ekibindeki ve çevresindeki kişileri dikkatle dinleyerek, onların fikir ve düşüncelerine önem verdiğini gösterir. Bu sayede karşıdaki kişi kendini değerli hissederek, paylaşım yapmaktan çekinmeyecektir. Dinlemeyi bilen bir liderle çalışmak herkesin hoşuna gideceği için, etkili bir fikir alışverişi için de zemin hazırlayacaktır.
  • Kendinize güvenin. Eğer siz kendinize güvenmezseniz, kurduğunuz bütün ilişkilerde bu güvensizliğiniz karşınızdakileri de etkileyerek onların motivasyonlarını ve inançlarını etkileyecektir. Siz kendinize ne kadar güvenirseniz, güveniniz karşı tarafa yansıyarak bir ayna etkisi oluşturacaktır. Bu sayede ekibinizle birlikte daha güvenilir ve güçlü adımlar atabilirsiniz.
  • Vizyon sahibi olun, amaçlarınızı net bir şekilde belirleyin. Vizyonunuz ve belirlediğiniz amaçlarınız size inanan kişileri etkiniz altına alacak en önemli unsurdur. Amaçlarınızı net bir şekilde belirledikten sonra onları yine aynı netlikte paylaşarak daha güçlü bir iletişim kurabilirsiniz. Herkesi etkisi altına alabilecek amaçlar, kişileri toplayarak daha başarılı sonuçlar alınmasına olanak sağlayacaktır.
  • Sorumluluk alın. İşinizde ne kadar sorumluluk sahibi olursanız, o kadar başarılı olursunuz. Aldığınız sorumluluklar ekibinizi de etkisi altına alarak onları motive edecektir. Sorumluluk aldıkça kendinizi geliştirerek alanınızda daha güçlü ve başarılı olabilirsiniz.
  • Tutkunuzu herkese yayın. Yaptığınız işi ne kadar tutkuyla, sevgiyle yaparsanız çevreye yaydığınız enerji de o kadar olumlu olacaktır. Küçük bir projede dahi tutkulu ve heyecanlı bir şekilde çalışırsanız, bu tutkuyu etrafınızdaki herkese aşılayarak daha başarılı bir yol izlenmesini sağlayacaktır.
  • Risk almaktan korkmayın. Etkili ve başarılı bir lider olmak istiyorsanız, risk almaktan ve denemekten korkmayın. Denediğiniz her yeni şey sizi başarıya bir adım daha yaklaştırırken kazandığınız deneyimler sayesinde kendinizi geliştirme fırsatı da elde edebileceksiniz.
  • Gelişimi amaç edinin. Her zaman kendinizi ve çevrenizdekileri geliştirmeye odaklı olduğunuzda çok daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Durağanlığın aksine, daha aktif ve zamana uygun değişimler yaparak daha etkili bir yönetim anlayışı benimseyerek, ekibinizi güçlendirebilirsiniz.
  • Takım çalışmasını destekleyin. İyi bir liderde olması gereken en önemli özelliklerden biri de başarılı bir takım çalışmasıdır. Ekip çalışmasını özendirerek çalışmaları destekleyen lider çok daha başarılı sonuçlar elde edecektir. İyi bir lider, çalışanları sadece izlemez onlarla beraber çalışır.
  • Alçakgönüllü olun. Yaptığınız işler ve başarılarınızla övünmek, kendinizi üstün görmek yerine olabildiğinizce alçakgönüllü olmak sizi ekibinize ve çevrenize yakınlaştıracak ve daha etkili bir iletişim kurmanıza imkan sunacaktır.
  • Hızlı olun. Olası kriz durumlarında ne kadar hızlı ve etkili bir karar verirseniz o kadar güçlü ve kalıcı sonuçlar elde edersiniz. İyi bir lider hızlı bir şekilde düşünerek, doğru kararları sunar. Bu sayede hem çevresinin güvenini kazanır hem de yaptığı her işte başarılı sonuçlar elde edebilir. Hızlı ve etkin kararlar için, olabildiğince vaka inceleyip çözümleyerek ve kriz planlamaları yaparak kendinizi kolay bir şekilde geliştirebilirsiniz.

Motivasyonumuzu Arttırmaya Yönelik İpuçları

Motivasyon kelimesi Latince “movore”, yani “hareket ettirme, hareketlendirme” kelimesinden gelmektedir. Gerek gündelik hayatımızda, gerekse iş hayatımızda sıklıkla karşımıza çıkan bir kelimedir motivasyon. Motivasyon genel bir kavram olup istekleri, arzuları, ihtiyaçları kapsar.

Motivasyon, güdü veya motiv, bireyin hareket ve davranışlarını başlatan içsel güç. Davranışa enerji sağlayan organizmanın içindeki ve çevredeki güçler olarak tanımlanır. Bireyin içsel gücü ile davranışa hazır hale gelmesine güdülenme yani motivasyon denir.  Bu anlamda değerlendirildiği vakit motivasyon kavramı gündelik işlerimizden, kişisel hayatımıza, sosyal ilişkilerimizden profesyonel iş hayatımıza kadar her alanda bizlerin başarısını belirleyecek olan bir kavramdır.

Başarılı olmak hepimizin arzusu. Başarı ise çaba isteyen bir sürecin meyvesi. Başarılı olmak için lazım gelen çabayı gösterebilmemiz için gerekli motivasyona sahip olmamız önemli. Başarının önündeki en büyük engel atalet yani durgunluk, tembellik ve miskinliktir. Hepimizim hayatında kendimizi böyle bir atalet içinde bulduğumuz, hissettiğimiz dönemler olmuştur. İçimizde bizi tetikleyecek o ilk kıvılcımı bulamayız ve yapmamız gereken birçok şeyi ertelememiz gerekir. Böyle bir durumda insanı psikolojik olarak olumsuz bir hale sevk eder. Bu olumsuz ruh hali, kişinin özgüvenini zedeler ve onu daha da olumsuz bir ruh haline sevk eder. Bu süreç, kontrol edilemez bir girdap gibi bizi içine çeker ve girdabın içine ne kadar fazla çekilirsek oradan kurtulmamız da aynı oranda güçleşir. Öyle bir noktaya geliriz ki; artık geri dönülmesi çok zor bir durumun içinde buluruz kendimizi. Gerek Soysal ve gündelik hayatımız gerekse iş hayatımızda telafisi zor hasarlar meydana gelebilir. Bu yüzdendir ki; hayatımızın yönünü belirleyebilmemiz için kendimizi motive etmeyi başarmalıyız.

Peki, kendimizi atalet, tembellik, durgunluk hallerinde bulduğumuz vakitlerde motivasyonumuzu geri kazanmak için neler yapabiliriz? Bu yazımızda sizler için hedeflerinize ulaşma yolunda ihtiyacınız olan motivasyonu nasıl oluşturabileceğinize veya mevcut motivasyonunuzu nasıl arttırabileceğinize yönelik basit ama son derece etkili yöntemlerden bahsetmek istiyorum.

1- Geleceği düşünün hatta onu onun hikayesini yazın,

Kalem kağıdınızı alın ve bir hikaye yazın. Hikayenin kahramanı sizsiniz ve hikaye günümüzden on yıl sonrasında geçiyor. Günümüzden on yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz, ne yapıyorsunuz, nasıl bir hayatınız var? Mutlu musunuz yoksa canınızı sıkan şeyler mi var? Belki de uzun zamandır yapmak istediğiniz bir şeyi başardınız ve çok mutlusunuz. Bu hikayenizi ara ara revize edin. Eklemeler, çıkarmalar yapın. Emin olun motivasyonunuz üzerindeki olumlu etkilerini göreceksiniz.

2- Kendinizi geliştirin,

Unutmayın! Yapabileceklerinizin limitini eğitim seviyeniz belirler. Motivasyonda eğitim seviyeniz sayesinde yapabildiklerinizin limitini belirler. Beyin ameliyatı yapmak istediğinizi düşünün! Eğer tıp alanında yeterli eğitimi almamışsanız, bilgi seviyeniz yeterli değilse beyin ameliyatı yapma konusunda ne kadar motive olduğunuzun bir önemi olmayacaktır. Bu yüzden, başarılı olmak istediğiniz alanda sürekli olarak kendinizi geliştirin.

3- Kendinizi bir model bulun,

Başarılı olduğunu düşündüğünüz, imrendiğiniz bir rol modeliniz olsun. Bu kişinin illa ki tanıdığınız sizim çevrenizden birisi olmasına gerek yok; dünyaca ünlü bir siyasetçiyi, yazarı ya da müzisyeni de kendinize rol model olarak alabilirsiniz. Sonrasında ise kendinize rol model olarak seçtiğiniz kişinin hayatı ve davranışlarını inceleyin. Emin olun ki motivasyonunuz olumlu yönde etkilenecektir.

4- Sağlıklı beslenin – yeterince uyuyun,

Unutmayın ki vücut sağlığınız ruhsal durumunuz üzerinde direkt olarak etkilidir. Sağlıklı beslenme ve doğru bir uyku düzeni bedeninize iyi geldiği kadar ruhunuza da iyi gelecek. Eskilerin de dediği gibi “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur”.

5- Belirlediğiniz hedefler net olsun,

“İşimde başarılı olmak istiyorum” herkesin sahip olması gereken, istemesi gereken bir hedef. Fakat çok geniş bir tanımlama. İçinde çok fazla değişken barındırıyor ve bu değişkenlerin tamamında, aynı anda başarılın olmamız mümkün olmayabilir. Bu da bizim için moral bozucu bir durum olacaktı. Bunun yerine daha spesifikhedefler belirlememiz daha sağlıklı olacaktır. “ Her gün işimle alakalı 20 sayfa okuma yapacağım”, “her hafta işimle ilgili yeni bir şey öğreneceğim”, “Bir diğer güne iş bırakmayacağım” gibi spesifik hedefler daha ölçülebilir olduğu için motivasyonunuzu sağlama konusunda daha yararlı olacaktır.

6- Hedeflerinize ulaşmak için kapsamlı planlar hazırlayın,

Genel olarak bir hedef belirlemek önemli olsa da bunun için kapsamlı bir aksiyon programı hazırlamanız da bir o kadar gereklidir. Kendinize belirlemiş olduğunu hedeflere ulaşmak için atmanız gereken, atacağınız adımları tek tek belirleyin. Kendinize bir zaman çizelgesi yapın ve hedefinize ne kadar zaman içerisinde ulaşacağınızı belirtin aksi takdirde isteklerini askıda kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

7- Başka insanların fikirlerini öğrenin,

Ne istediğinizi, nede istediğinizi en iyi siz bilirsiniz lakin yürüdüğünüz yolda hatalar yapma ihtimalinizi de hiçbir zaman göz ardı etmeyin. Size yakın olan, sizi gözlemleyebilen, düşüncelerime değer verdiğiniz kişilerden fikir alın. Bazı hatalarınızı gözden kaçırıyor olabilir, farkında olmayabilirsiniz. Sizin için bunları görecek ve size de gösterecek birisi sizin için son derece önemlidir.