Kimse Görmese Bile

Kişisel Gelişim Hikayesi

On bir yaşında olan ve New Hampshire’da yaşayan bir okurum bana şöyle bir hikâye yolladı. Okurum New Hampshire gölünün ortasında bulunan adada yer alan bir evde oturuyordur. Bu sayede her fırsatta balığa çıkardı.

Babası ile güneş balıklarının yakaladıkları günün bir gün sonrasında Levrek yasağının kaldırılmasına bir gün vardı. Gölde talim yaparken oltasına büyük bir balık takılmıştır. Balığı var gücü ile çekmeye çalışan oğluna hayranlıkla bakıyordu. Çocuk var gücü ile balığı gölden çıkardığında bunun bir levrek olduğunu görmüştür. Balık oldukça büyük ve güzel görünüyordu ancak henüz levrek yasağı kalkmamıştı.

30 Yıl Geçmişti…

Baba çaresizce önce balığa sonra oğluna bakmış ve balığı suya bırakması gerektiğini söylemiştir. Çocuk babasının bu sözleri karşılığında ağlamaklı bir şekilde ‘’Baba’’ diye itiraz etmiş. Ancak babası başka bir sürü balık olduğunu ve o balığı bırakmasını söylemiş. Çocuk itiraz etmiş ve etrafta hiç kimsenin olmadığını ve o balığı yakaladıklarını kimsenin görmediğini söylemiştir. Buna karşın babasının ses tonundan bu durum karşısında kararının kesin olduğunu anlamış ve çaresizce balığı göle geri bırakmıştır.

Bu olayın üzerinden tam 30 yıl geçmişti ve o çocuk New York City’de oldukça ünlü bir mimar olmuştu. Çocuk bir daha asla o kadar büyük balık yakalayamamıştı. Ancak o olaydan çok daha önemli bir şey öğrenmişti. Doğru ile yanlışın ne olduğu ve nasıl bir ayrımının olduğu son derece basit bir konudur. Ancak bunları uygularken birileri görmüyor olsa da doğru olanı yapmaktır önemli olan.

Eğer hepimize çocukken o balığı tutmanın yanlış olduğu ve kimse görmese bile suya bırakılması gerektiği öğretilseydi bugün her hareketimizde bunu uygulayabilirdik. Kimse görmese dahi doğru olanı yapardık fırsatlardan faydalanmaya çalışmazdık.