Motivasyonumuzu Arttırmaya Yönelik İpuçları

Motivasyon kelimesi Latince “movore”, yani “hareket ettirme, hareketlendirme” kelimesinden gelmektedir. Gerek gündelik hayatımızda, gerekse iş hayatımızda sıklıkla karşımıza çıkan bir kelimedir motivasyon. Motivasyon genel bir kavram olup istekleri, arzuları, ihtiyaçları kapsar.

Motivasyon, güdü veya motiv, bireyin hareket ve davranışlarını başlatan içsel güç. Davranışa enerji sağlayan organizmanın içindeki ve çevredeki güçler olarak tanımlanır. Bireyin içsel gücü ile davranışa hazır hale gelmesine güdülenme yani motivasyon denir.  Bu anlamda değerlendirildiği vakit motivasyon kavramı gündelik işlerimizden, kişisel hayatımıza, sosyal ilişkilerimizden profesyonel iş hayatımıza kadar her alanda bizlerin başarısını belirleyecek olan bir kavramdır.Başarılı olmak hepimizin arzusu. Başarı ise çaba isteyen bir sürecin meyvesi. Başarılı olmak için lazım gelen çabayı gösterebilmemiz için gerekli motivasyona sahip olmamız önemli. Başarının önündeki en büyük engel atalet yani durgunluk, tembellik ve miskinliktir. Hepimizim hayatında kendimizi böyle bir atalet içinde bulduğumuz, hissettiğimiz dönemler olmuştur. İçimizde bizi tetikleyecek o ilk kıvılcımı bulamayız ve yapmamız gereken birçok şeyi ertelememiz gerekir. Böyle bir durumda insanı psikolojik olarak olumsuz bir hale sevk eder. Bu olumsuz ruh hali, kişinin özgüvenini zedeler ve onu daha da olumsuz bir ruh haline sevk eder. Bu süreç,

kontrol edilemez bir girdap gibi bizi içine çeker ve girdabın içine ne kadar fazla çekilirsek oradan kurtulmamız da aynı oranda güçleşir. Öyle bir noktaya geliriz ki; artık geri dönülmesi çok zor bir durumun içinde buluruz kendimizi. Gerek Soysal ve gündelik hayatımız gerekse iş hayatımızda telafisi zor hasarlar meydana gelebilir. Bu yüzdendir ki; hayatımızın yönünü belirleyebilmemiz için kendimizi motive etmeyi başarmalıyız.

Peki, kendimizi atalet, tembellik, durgunluk hallerinde bulduğumuz vakitlerde motivasyonumuzu geri kazanmak için neler yapabiliriz? Bu yazımızda sizler için hedeflerinize ulaşma yolunda ihtiyacınız olan motivasyonu nasıl oluşturabileceğinize veya mevcut motivasyonunuzu nasıl arttırabileceğinize yönelik basit ama son derece etkili yöntemlerden bahsetmek istiyorum.

1- Geleceği düşünün hatta onu onun hikayesini yazın,Kalem kağıdınızı alın ve bir hikaye yazın. Hikayenin kahramanı sizsiniz ve hikaye günümüzden on yıl sonrasında geçiyor. Günümüzden on yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz, ne yapıyorsunuz, nasıl bir hayatınız var? Mutlu musunuz yoksa canınızı sıkan şeyler mi var? Belki de uzun zamandır yapmak istediğiniz bir şeyi başardınız ve çok mutlusunuz. Bu hikayenizi ara ara revize edin. Eklemeler, çıkarmalar

yapın. Emin olun motivasyonunuz üzerindeki olumlu etkilerini göreceksiniz.

2- Kendinizi geliştirin,

Unutmayın! Yapabileceklerinizin limitini eğitim seviyeniz belirler. Motivasyonda eğitim seviyeniz sayesinde yapabildiklerinizin limitini belirler. Beyin ameliyatı yapmak istediğinizi düşünün! Eğer tıp alanında yeterli eğitimi almamışsanız, bilgi seviyeniz yeterli değilse beyin ameliyatı yapma konusunda ne kadar motive olduğunuzun bir önemi olmayacaktır. Bu yüzden, başarılı olmak istediğiniz alanda sürekli olarak kendinizi geliştirin.

3- Kendinizi bir model bulun,

Başarılı olduğunu düşündüğünüz, imrendiğiniz bir rol modeliniz olsun. Bu kişinin illa ki tanıdığınız sizim çevrenizden birisi olmasına gerek yok; dünyaca ünlü bir siyasetçiyi, yazarı ya da müzisyeni de kendinize rol model olarak alabilirsiniz. Sonrasında ise kendinize rol model olarak seçtiğiniz kişinin hayatı ve davranışlarını inceleyin. Emin olun ki motivasyonunuz olumlu yönde etkilenecektir.

4- Sağlıklı beslenin – yeterince uyuyun,

Unutmayın ki vücut sağlığınız ruhsal durumunuz üzerinde direkt olarak etkilidir. Sağlıklı beslenme ve doğru bir uyku düzeni bedeninize iyi geldiği kadar ruhunuza da iyi gelecek. Eskilerin de dediği gibi “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur”.

5- Belirlediğiniz hedefler net olsun,

“İşimde başarılı olmak istiyorum” herkesin sahip olması gereken, istemesi gereken bir hedef. Fakat çok geniş bir tanımlama. İçinde çok fazla değişken barındırıyor ve bu değişkenlerin tamamında, aynı anda başarılın olmamız mümkün olmayabilir. Bu da bizim için moral bozucu bir durum olacaktı. Bunun yerine daha spesifik hedefler belirlememiz daha sağlıklı olacaktır. “ Her gün işimle alakalı 20 sayfa okuma yapacağım”, “her hafta işimle ilgili yeni bir şey öğreneceğim”, “Bir diğer güne iş bırakmayacağım” gibi spesifik hedefler daha ölçülebilir olduğu için motivasyonunuzu sağlama konusunda daha yararlı olacaktır.

6- Hedeflerinize ulaşmak için kapsamlı planlar hazırlayın,Genel olarak bir hedef belirlemek önemli olsa da bunun için kapsamlı bir aksiyon programı hazırlamanız da bir o kadar gereklidir. Kendinize belirlemiş olduğunu hedeflere ulaşmak için atmanız gereken, atacağınız adımları tek tek belirleyin. Kendinize bir zaman çizelgesi yapın ve hedefinize ne kadar zaman içerisinde

ulaşacağınızı belirtin aksi takdirde isteklerini askıda kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

7- Başka insanların fikirlerini öğrenin,

Ne istediğinizi, nede istediğinizi en iyi siz bilirsiniz lakin yürüdüğünüz yolda hatalar yapma ihtimalinizi de hiçbir zaman göz ardı etmeyin. Size yakın olan, sizi gözlemleyebilen, düşüncelerime değer verdiğiniz kişilerden fikir alın. Bazı hatalarınızı gözden kaçırıyor olabilir, farkında olmayabilirsiniz. Sizin için bunları görecek ve size de gösterecek birisi sizin için son derece önemlidir.

MÜZAKERE İÇİNDE ÇATIŞMALARIN ÖNEMİ

Müzakere, hayatın içerisinden bir tanım ile bir şeyleri elde etmek isteyen kurum, devlet ya da kişilerin karşı tarafı ikna etmek için sürdürdükleri ikna sürecidir. Bu süreçte birçok taraf aynı durumu isteyebilmektedir. Bu da ortaya bir çatışma durumunu çıkartır. Aslına bakıldığında müzakere içerisinde çatışmalar olumsuz olarak gözlemlense de kendi lehinize çevirdiğiniz takdirde oldukça etkili bir süreç olacaktır. Çatışmaların hangi durumdan çıktığı? Çözümlemesinin ne olduğu? Gibi sorular bu noktada önemlidir. Müzakere içinde çatışmaların önemi bu noktada kendini göstererek, istediğiniz iş ya da ihale gibi durumları kendi tarafınıza çekebilirsiniz.

Müzakere de liderlik pozisyonu önemlidir. Karşı taraf üzerinde ya da diğer taraflar üzerinde üstünlük kurmak ve istenilen durum hakkında tüm bilgilere sahip olmak önemli bir artıdır. Müzakere içinde çatışmaların önemi de bu noktada sizler için daha basit bir süreç olacaktır. Çatışmaları kolay bir şekilde kapabilecek ve istediğiniz durumu kendi lehinize çevirerek, elde edebileceksiniz. Çatışmalarda etkili dil kullanımı yapılması da karşı taraflar için önemlidir.

SINAV PSİKOLOJİSİ

Okul serüveni başladığı andan itibaren hayat sınav odaklı ilerlemektedir. İyi bir ortaokul, iyi bir lise, iyi bir üniversite ve iyi bir iş gibi birçok alanda sınav hayatımızın üstün bir parçası. Bu dönemleri başarı ile atlatmak, çalışarak kolay olsa da sınav stresinin verdiği yorgunluk, genç yaşta kişileri hayattan zevk almamaya doğru götürmektedir. Sınav stresi küçük bir şey gibi gözükse de aslında oldukça etkilidir. Başaramama korkusu sınavlarla birlikte gelir ve kişilerin hayatına yerleşir. Ne kadar çalışsa da sınav psikolojisi kişiyi eline aldıktan sonra süreç zorlu ve bazen çekilmez hale gelecektir.

Hayat herkes için aynı değildir. Bazı kişilerin daha fazla çalışması ve iyi bir yerlere gelmesi gerekir. Bu nedenle bu kişilerde sınav psikolojisi daha etkili olarak gözükmektedir. Ancak hayat her zaman bir sınav değildir. Hayatınıza katabileceğiniz her ufak şey size ileride farklı şekillerde dönüş yapacaktır. Sınav psikolojisi için çalışmanızın yanında gezin, eğlenin ve okuyun. Kendinizi bir odaya kapatmak ve her şeyden uzaklaşmak sizlere iyi sonuçlar getirme olanağına sahip olsa da sizleri karanlığa da çekecektir.

Okunması Gereken 5 Psikolojik Roman

Kitaplar hayatımızı etkileyen nadide unsurlar arasında yer almaktadır. Oluşturulan olay örgüsüyle birlikte kişinin fark edemediği durumları karşısında bulması mümkündür. Hatta belki de hiç yaşayamadığı bir hayatı görüp bundan ders çıkarması kendini geliştirmesi de. Bu anlamda kitaplar kendi içerisinde farklı kategorilerde yer alarak oluşturulmaktadır. Yazı da okunması gereken 5 psikolojik roman tanıtılacaktır.

Okuyunca Hayatınızı Etkileyecek Romanlar

Bir kitap okudum ve tüm dünyam değişti. Bu lafı bir kitap okuyucusundan duymanız olasıdır. Kitaplar oluşturulduğu hikayeler neticesinde sizleri bir noktadan alır ve başka yerlere taşır. Bu anlamda bireyde gelişimi oldukça desteklemektedir. Kişiler arasında kişisel gelişimi desteklemek ve psikolojik anlamda bilgilenmek için de özellikle psikolojik kitaplar tercih edilmektedir. Bu noktada başlangıç yapmak isteyen ya da okunması gereken 5 psikolojik roman nedir diye merak eden kişilere bu yazımız fayda sağlayacaktır. Romanlarımızın listesinde bakacak olursak eğer:

  • Fareler ve İnsanlar
    John Steinbeck tarafından kaleme alınmıştır. İki yakın arkadaşın başından geçen iş bulma maceralarını anlatır. Bir yandan arkadaşlar arasındaki iletişimle beraber psikolojik durumlarına yönelik merakınızı da oldukça karşılayacaktır. Sonu ise sizi oldukça etkileyecek.
  • Satranç
    Aslında romandan ziyade hikaye tarzında ip ince kitapları bulunsa da Zweig, az kelime ile birçok şeyi anlatmaktadır. Duygu yoğunluklarının fazla ve psikolojik etmenlerin fazla olduğu bu kitaba mutlaka bakmalısınız.
  • Kabuk
    Son zamanlarda Türk edebiyatında ortaya çıkan Zeynep Kaçar’dan bu roman. Üç farklı kuşaktan meydana gelen kadınlardan bahseder roman. Başta okuması zordur sonradan ise kolaylaşır.
  • Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
    Son zamanlarda satış rekoru kıran kitaplardan bir tanesi. Bir psikoloğun kendi hocasını tedavi sürecini konu alıyor.
  • Sol Ayağım
    Sizi yıllar geçse de derinden etkileyecek bir kitap.